Unutulmaya yüz tutmuş oyunlarımız




80’li 90’lı yılların vazgeçilmez oyunları vardı. Çocukların ya da birbirleriyle kaynaştığı beraber güldüğü beraber ağladığı yılları da içinde barındıran tertemiz bir maziydi sanki oyun… Bir mahalleden bir mahalleye çocukların koşuşup geldiği bir biriyle kaynaşıp saatlerce unutulmaya yüz tutmuş oyunlarımızı oynaması özlenenlerimiz arasında.

******

Oyunlarımız sadece herkesin katıldığı eğlenme amaçlı yapılan belli kuralları olan kendiliğinden gelişen etkinlik türü değildi. Arkadaşlık ruhunun ön plana çıktığı, paylaşımcılığın en güzel örneklerinin sergilendiği bir sahnede yer alıyorduk hepimiz. Şimdiki çocukların oyun dediğin zaman aklına gelmediği bizim hafızalarımızdan silemediğimiz 80’li 90’lı yıllarda sokakta oynadığımız artık birçok çocuğun bilmediği unutulmaya yüz tutmuş oyunlar geliyor peki bu oyunlar nelerdir?

Eski oyunlarımız çocukları daha mı geliştiriyordu?  Evet, bu konu hakkında konuşmak gerekirse ilk önce oyunun hayatımızdaki yeri ve öneminden bahsetmek istiyorum. Bir çocuğun belkide en büyük ruhsal ihtiyacı oyundur. Oyunlar bizim hayatı anlama yolumuzdur. İç dünyanın dışa vurumunda etkili bir araçtır ve oyunlar bizi hayata hazırlarlar. Oyunda üstlendiğimiz roller orada oluşan kurallar bizi bazı sorumluluklara iter. Çünkü oyun denen şey saftır ve bir eğlencedir. Şimdiki oyunlarda ne saflık var ne eğlence var. 80’li 90’lı yıllarda çocuğun olduğu her yerde oyun vardı.

******

Oyunda çocuk yaparak yaşayarak öğrenmelidir. Şimdi bilgisayar başında oyun oynanıyor. Dokunmuyorsun, görmüyorsun, hissetmiyorsun, anın tadına bakamıyorsun, duyamıyorsun. Bütün duyuları kullanması gerekirken artık çocuklar gözlerini bir bilgisayara dikip saatlerce başlarını kaldırmıyorlar. Böylece doğal bir oyun bütünlüğünü kaybetmiş oluyor.

******

İletişim sembollerinden olan dilimiz çocukta alıcı ve ifade edici şekilde gelişir. Çocuk oyun içinde iletişimi sağlamak için dili kullanmak zorundadır ve bu da onun gelişmesinde büyük katkı sağlar.

 Çocuklar bugün gördüğümüz kadarıyla artık teknoloji araçları içinde ki bütün oyunlardan haberdar ve sürekli onları oynamaktalar. Hoşlarına giden en büyük şey bilgisayarlar, tabletler, telefonlar.

Unutulmaya yüz tutmuş oyunlarımız nelerdi peki ben bunları hayata geçiremesemde hatırlatmak istedim.  Saklambaç, Köşe kapmaca, Gölce kovalamaca, Mendil kapmaca, Yağ satarım, Yakan top, İstop, Seksek, İp atlama, Birdirbir, Uzun eşek, Körebe, kemik, misket, sessiz sinema, topaç, Kutu kutu pense, elim sende (ebelemece) ... vs daha bir çok oyun çağımızda unutulmaya yüz tutmuş oyunlarımızdandır. Umarım birbirimizi arkadaşlık duygularımızı, sahiplenmeyi, paylaşmayı, değer vermeyi, dostluğu, kardeşliği, değerlerimizi kaybetmeyiz. Bu oyunları ucundan yakalamış ve oynamış olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bunu söylemek bir şeyi hatırlatıyor sokakta oynanan oyunlar ve onun maziye götürdüğü bu mazinin gözlerimde canlandığı mutluluk ağacı 70’li yıllarda doğduğum için şanslı hissediyorum.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları