Hayata dair... Huzur ve mutluluk...




Manevi terbiyeyi ve şahsi olgunluğu göz ardı edip maddi refahı hayatın hedefi haline getiren anlayış insanlığa hiçbir zaman huzur getirmemiştir. Zenginler servetlerine servet katma peşindeyken, fakirler de bir an evvel hangi yolla olursa olsun zengin olmanın dışında her şeyi unutunca huzurun, mutluluğun yolunu bulmak zorlaşmıştır.

Elbette maddi imkânlar herkes için önemli. Fakat iyi ve olgun insan olmanın malla mülkle ilgisi yok. İç âlemimizi, de ruhumuzu ihmal ettikçe, ne ahlaklı insan olmaktan söz edilebilir ne de toplumsal huzura ulaşılabilir.

Gerçek bir huzur için insanın asıl yüzünün, ruhunun ve kalbinin keşfedilip yaratılış gayesine uygun hale getirilmesidir.

Paranın araç değil amaç olarak kullanıldığı bir zamanda ne yazık ki insanlar değerli olmayı unutup önemli olmaya bakıyorlar. Başkalarının görüşlerine saygı duyup sözlerimize dostça başlayıp dostça bitirerek olayları karşımızdakinin bakış açısından görmeyi deneyelim. Böylece hem kırıcı olacak tartışmalardan sakınmış oluruz hemde güven tazelemiş oluruz. Tevazudan, Samimiyetten, Doğruluktan, Diğer gamlıktan, Kadirşinaslıktan, Vefadan, Adil ve Dürüst olmaktan Sabır ve Tahammülden kopmamak... Toplumları ve Kalpleri ayakta tutan bir ahlaktır. Bu dünyayı yaşanılır kılmanın yolu budur..!


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları